Haznevi ailesi İslam âlemi içersinde mümtaz ve son derece farklı bir konuma sahip, büyük alimlerden, fazilet sahibi ariflerden, insanları irşad eden hikmet sahiplerinden, takva kutbu irşad edici büyük salih zatlardan oluşmuş bir ailedir. Onlar bu özellikleri ile hem öncü ve örnek olup hem de aziz olan İslam dininin yükselmesine vesile olmuşlardır. Bu Yüce Allah'ın onların şahıslarında İslam âlemine sunduğu bir lütuf ve hamdi gerektiren bir ikramdır.
Hatmey-i Hacegan bu tarikat-ı aliyenin en önemli rükunlarından biridir.İçinde çok büyük sırları ve bereketleri barındıran hatmey-i şerif büyük hatme ve küçük hatme olmak üzere ikiye ayrılır.Yüce Allah'a(c.c.) karşı yapılan toplu bir dua,bir yakarış,acziyeti ifade ediş,bir zikir ve tefekkür halidir.Yüce Rasulullah(s.a.v.) Efendimiz kendi meclislerinde sahabeleri ile birlikte bir halka şeklinde otururlardı.Böylece herkes birbirini ve Efendimizi (s.a.v.) rahatça görebilirdi.İşte bu oturuş şekli hatmeninde oturuş şeklidir.
Hamd alemleri yaratan ve onları evliya kulları ile süsleyen yüce Allah'a olsun.Salat ve selam O'nun seçkin dostu,rehberimiz, önderimiz,en büyük insan HzMuhammed Mustafa'ya ve O'nun bu eşsiz çizgisini tüm zamanlara taşıyan ehl-i beytine,ashabına, sadıklara,şehitlere ve salihlere olsun. Bilindiği üzere Yüce Allah'ın katında son ve geçerli olan din,İslam dinidir.İslam on üç yılı Mekke ve on yılı da Medine'de olmak üzere toplam yirmi üç yıl gibi uzun bir süre içerisinde tamamlanmış ve tüm güzellikleriyle kemale ulaşmış bir dindir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de bu hakikatı Tevbe Suresinin 33.ayetinde şu şekilede beyan buyurmuştur.'O Allah ki müşrikler hoşlanmasa da kemale ermiş son dininin, bütün dinlerin üzerinde olduğunu göstermek için Resulü'nü hidayet(rehberi olan Kur'an) ve hak din(olan İslam) ile göndermiştir.'(9/33)
İnsanın eğitim süreci Hz.Adem(a.s.) ile başlamış ve kıyamete kadar devam edecek olan bir süreçtir.İlk eğitim, daha dünyaya inmeden evvel Hz.Adem ve tertemiz eşi HzHavva'ya,şeytanın nasıl bir düşman olduğunu anlatmak ve insanın kendi nefsine uyunca neler kaybedeceğini göstermek amacı ile meşhur meyvesi yenmesi yasaklanan ağaç olayı ile verilmiştir.
Ölümden payımız, ibret almaktır. Ondan ibret alıp mutteiz olan kimse; ölümü, onda gidilir bir yol olup hiçbir kimse ondan kurtulmayacağını anlar, ona teçhizat olarak velileri sevmeyi, Allah'ın emirlerine imtisal etmekle nehiylerinden korunmayı hazırlar. İşte bunu yapana ne mutlu. Zarar, ondan ibret almayanadır.
Erenlerin ancak onun muhabbetiyle kendisine vâsıl olduğu Allah'a hamd olsun. Arifler, kendisine tabi olmaları ile manevi makamı bulmuş oldukları Peygamberinin üzerine, müslümanların hidâyetleri sebebiyle, hidâyetlendiği o Peygamberin âline ve ashâbına salât ve selâm olsun!
Ahmed Haznevi hazretleri - Allah (c.c.) ondan razı olsun -; Peygamberimize -salât ve selam üzerine olsun- fevkalade bağlı, O'nun sözleri, hareketleri ve hasletleri konusunda çok titiz, şeriatına olağanüstü derecede tutkun, bu şeriatın inceliklerini çok inceleyen, azimetleri ile amel edip bid'at ve ruhsatlarından titizlikle uzak duran bir zat idi.
İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren iki bineğe benzeyen gece ve gündüz bineklerine binerek ahiret alemine gitmek üzere yola çıkar. Her geçen gece ve gündüz onun ömründen bir miktar alıp götürür. Sonunda ömür tükenir ve yolculuk sona erer. Ahiret alemine bir geçiş olan ölüm tadılır.
Ben zengin olan mevlasına karşı, fakir bir kul olan Şeyh Ahmed EI-Haznevi'nin oğlu İzzeddin, tarikat davası dolayısıyla çok ağır bir yükü omuzlamanın dışında, ölümümün ardından Nakşibendi tarikatının geleceğinin ne olacağı konusunda çok düşünüyordum.En büyük düşüncem taşınması zor olan bu emanet idi. Onun için daima müridlerin gidişatına bakıyor ve Haznevi ailesini de dikkatle araştırıyordum ki, belki aralarından müridleri bir araya toplayacak,etbaın dağınıklılığını gidermeye çalışacak, Şeyh Ahmed El-Haznevi'nin ve tarikatın adabının kaybolmaması için gayret sarfedecek birisini bulabilirim.