|
Telberek Mevlid Konuşması (2007)
Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla sözlerime başlıyorum. Alemlerin
Rabbi olana Allah'a hamdu senalar olsun. Evliyalarına tüm ikramları, tüm kerametleri
ikram eden, onları hem dünyada ve hem ölümden sonra onları bize faydalı kılan, buna
karşı da yüce Allah'a hamd ediyorum. Değerli müminler, işte onlar aşkın şehitleridirler.
Onlar muhabbetin şehitleridirler. Onların anılması ile rahmetler yağıyor. Onların
sohbetleri ile ihsanlar ve ikramlara ulaşılır. Hazreti Muhammed Mustafa başlarımızın
tacı aline ve ashabına ve ehli takvanın imamları ashabı kirama salat ve selam olsun
ve meşahıyı kiramımızdan Allah razı olsun diyorum.
Yüce Allah sadatlarımızdan razı olsun. Özel olarak Nakşibendi sadatlarının yüz akı,
Hazneviler'in baş tacı babam, şeyhim, efendim ve Şehid-ul Harameyn Şeyh Muhammed
el-Haznevi ve O'nun babası ve şeyhi, iki kanatlı ve dedem ve onlardan önceki geçmiş
sadatlardan razı olsun ve yüce Allah bizi ve sizleri onların sırlarına mahzar kılsın
ve onların sırlarını bize mukaddes eylesin.
Değerli kardeşlerim ilk önce buraya teşrif eden siz ve başınızda bu toplumun yıldızları
fazilet ehli, ilim ehli, baylar, bayanlar, yaşlılar, gençler tümünüzü yüce Allah'ın
selamıyla selamlıyor ve diyorum ki, yüce Allah'ın selamı, bereketi ve rahmeti üzerinizde
olsun.
|

|
Ve buraya sağ ve selamet içinde ulaştığınız için de yüce Rabbime hamd ediyorum ve
yüce Allah size tüm hayırları ihsan eylesin. Attığınız her adımı bereketli kılsın.
Buraya gelmek için gördüğünüz eziyetler ve meşakkatler hem dünyada ve hem ahirette
mutluluk ile tebdil eylesin ve buraya ulaşmak için maddi ve manevi harcadıklarınızın
karşılığını yüce Allah size kat kat ihsan eylesin.
|
Değerli kardeşlerim, benim hakkımda duyduklarımı, benim hakkında söyleyenleri hatırlayınca
çok üzülüyorum. Çünkü hakkımda denilenler, söylenen iyilikler gerçekten babama atfedilmesi
daha layıktır; ama ben ne diyebilirim. İşte sizin bu dedikleriniz babama karşı olan
muhabbetinizden ve vefanızdandır. Yüce Allah'a dua edin, yüce Allah babamın bana
giydirdiği o temiz ve berrak elbiseyi muhafaza etmek için, bana olan güvenini muhafaza
ve korumak için, sizin de bana olan güveninizi muhafaza etmek için ve babamın zannı
yanında olmam için ve sizin, benim hakkımda düşündüğünüz hayırlardan daha üstün
olmam için ve benim hakkımda bilmediklerinizi Allah onları affetmesi için bana dua
etmenizi sizden rica ve istirham ediyorum.
Değerli kardeşlerim, ben yüce Allah'ın zayıf kulu olarak benim kalbimde olan bu
duygularınız ve sizi görünce kalbimde olan mutluluk ve sevinçleri tabir etmek, boyutlarını
ölçmekten acizim; ama ne diyebiliyorum. Malumunuzdur başıma gelen musibet çok büyüktür.
Babamı kaybetmektir. İşte o babam ki, hayatta iken O'nun şefkati ve merhameti içinde
yaşıyordum. Onun sıcaklığında yaşıyorum, onunla nimetleniyordum. Peki bu nasıl büyük
musibet olamaz. İşte bu benim için çok büyük musibettir değerli müminler; ama sizi
görünce sizinle teselli buluyorum.
Değerli kardeşlerim, bu büyük musibetle beraber onun yanında çok büyük musibetler
de meydana gelmiştir. Ahbapların kaybolması, düşmanlık, iftira, zulüm, uzaklık,
uzaklaştırma ve toplu bir düşmanlık bu büyük musibeti takip etmektedir. Ben ayrıntılara
geçip de kalplerinizi yaralamak istemiyorum ve biliyorum ki siz bu hakikatlerin
çoğunu biliyorsunuz. Yüce Allah'tan temenni ve niyaz ediyorum bu niyetlerimizi gerçekleştirsin,
umduklarımızı kolaylaştırsın, bize ferahlık nasip eylesin, mutluluk nasip eylesin.
Arzularımızı bize nasip eylesin, çünkü Rabbim her şeye kadirdir.
Değerli kardeşlerim, bu musibetlerin içindeyiz; ama şu güvenimiz vardır: yüce Allah
şöyle buyurur: “Evet kolaylık zorluklarla beraberdir.” Bu musibetin acısını kalbimde
hissettiğim zaman, onun acısı arttığı zaman yüce Allah'ın bu kelamını tekrarlayıp
teselli buluyorum: Ey Muhammed! Sabredenleri müjdele. O sabredenler ki başlarına
bir musibet geldiği zaman, diyorlar biz Allah'a aitiz. En son dönüşümüz Allah'a
dır. İşte o kimselerin Allah katında nice salavatlar ve rahmetler vardır ve kurtuluşa
erenler felaha erenler işte onlar kendileridir. İşte değerli müminler, bu ayet ile,
bu ayetin tekrarlanması, okunması ile teselli bulmakla beraber, sizi görürken de
sizinle teselli buluyorum.
Değerli kardeşlerim, dediğim gibi işte sizi görünce, sizinle buluşunca sizinle de
teselli buluyorum. Değerli kardeşlerim, ben sizi gördüğüm zaman babamın en sadık
dostları, muhipleri sizinle teselli buluyorum. Siz babamın evlatlarısınız. Benim
kardeşlerimsiniz. Buna karşı yüce Allah'a hamd ediyorum ki sizin gibi dünya çapından,
dünyanın her köşesinden ruhunu feda eden, buraya teşrif edenlerisiniz. İşte yüce
Allah'a hamd ediyorum bana böyle ihlaslı ve sadık kardeşler yaratmıştır. Allah'a
hamd ediyorum.
|
Değerli kardeşlerim, benim kalbimde olan sevinç, mutluluk ve size karşı olan muhabbeti
tabir etmek, onu açıklamak sözler ile bitmiyor. Bu yüzden sözlerimle o sizin muhabbetinizi
ve sevginizi benim kalbimdeki olanı açıklamak açıklamaya sözlerim yetmiyor. O yönden
acizim ve eksiğim. Yüce Allah'a hamd ediyorum, sizden bu halis ve bu muhlis muhabbet
için Allah'a hamd ediyorum. Değerli müminler aramızda olan bu muhabbetin bağı ipi
çok kuvvetlidir. Bağları çok güçlüdür. İşte onun için Allah içindir. Hiç kimse buna
zarar vermez ve devamlı olacaktır ve ondan devamlı olarak faydalanacağız.
|
.
|
Değerli kardeşlerim, işte bu muhabbet ile yüce Allah'tan temenni ve niyaz ediyorum
bizi ve sizi kıyamet ve buluşma gününde sadatlarımız ile hazreti Peygamber'in sancağı
altında haşreylesin. Değerli müminler, bu buluşma bu güzel toplumun yansıttığı ve
işaret ettiği çok şeyler vardır. Çok manevi anlamlar vardır. Onlardan birisi işte
odur ki sizin Şeyh hazretlerine, babama olan vefanızı gösteriyor. Ona işaret ediyor
ve babamın size olan muhabbeti sizin O'na olan muhabbetinizden daha fazla olduğuna
işaret ediyor. O babam ki, kendi hayatını, kendi ömrünü Allah yolunda harcadı. Dünya
aleminde İslam dini için bir güneş idi ve yüce Allah'ın şu kelamına mahzar olmuştu:
evet değerli müminler, yüce Allah'a çağıran, ameli salih işleyen, ve ben Müslümanlardanım
diyen bir kimsenin sözünden daha hayırlı bir söz var mı? İşte bu ayeti kerimeye
mahzar olarak kendi hayatını feda etmiştir.
Değerli kardeşlerim, işte babam bu ayeti kerimeye mazhar olarak hikmetli olarak
hikmetlerle dolu büyük öğütler ile mevziayı hasene ile ömrünü bitirdi ve hayatını
feda etti. Değerli müminler, babam saliklerin mürşidi, taliplerin öğreticisi, ilme
önem veren, eğitim ve öğretime önem veren, yardımda bulunan, fakirlere ve miskinlere
düşkün olan, Peygamberin şeriatına gayyur olan ve hayatını bu şekilde Allah yolunda
sarf eden bir zat idi.
Değerli kardeşlerim, babam işte bununla beraber Peygamberin sünnetinden ve siretinden
terk edilmekte olan unutulanları ihya etmeye gayret ediyordu ve hayatını bu şekilde
geçirmiş ve hayatını bu şekilde feda etmiştir. Değerli kardeşlerim, buna mukabil
yüce Allah (cc) kendi evi arasında Kabe-i Mükerreme ve Ravza-yı Müşerrefe arasında
tavafını ve sayını bitirdikten sonra Lebbeyk Allahümme Lebbeyk dedikten sonra O'na
ikram ederek, ithaf ederek ve O'na karşılık vererek, O'nun pak ruhunu teslim almıştır.
İşte değerli müminler, işte babam için yüce Allah tarafından bu en büyük nimettir.
Onun için diyorum ki: Ey Babam! Yüce Allah'ın sana ettiği bu ikram sana mutlu olsun,
seni kutluyorum ve değerli müminler, yüce Allah kıyamet gününde bizi O'nun himmet
ve bereketinden mahrum etmesin.
Değerli kardeşlerim, ben babamın o pak ruhuna seslenmek istiyorum müsaadeniz varsa:
sana olan ahu figanım fayda vermez, asla ne vecdim ne de kalbimde olan o yankıların
evet ey kadere hükmeden! Ondan sonra mutluluğuma da hükmettin. Evet işte benim onun
üzüntüsünden dolayı akan göz yaşlarımı kuruttun. Eğer satın alınsaydı eğer ruhlar
ile feda edilseydi ben tüm ruhları ve tüm değerleri uğrunda feda ederdim
Ey babam seni markadin geçici olarak bizden uzak olsa da ve onun uzaklığından kalbimizde
keder ve acı hissetsek de yine sen bizimle berabersin. Bizim başlarımızın üzerinde
ruhaniyetin dalgalanmaktadır. Müridlerin üstüne çadır gibi bürünmektesin. Ey Babam!
Biz hayatı boyunca senin yolundan ayrılmayacağız, senin adabını ihya etmeye gayret
edeceğiz. Senin adaplarını eksikliklerden koruyacağız ve muhafaza edeceğiz. Ey Babam!
Sen rahat ol. Hayatımız boyunca senin uğrunda, senin yolunu muhafaza etmek için,
adabını muhafaza etmek için ruhumuzu feda edeceğiz ve senin yolun ve adabın üzerinde
kalacağız.
 |
Ey Babam! İşte seni yetiştirdiğin muhlis ahbapların ve sadıkların işte bunlardır.
İşte bunlar dünyanın her köşesinden buraya teşrif ettiler. Ne yazın sıcaklığı, ne
yolun meşakkati onları bu nurdan, bu muhteşem toplumdan engelleyemedi. İşte bu senin
o sıdkının meyvesidir. İhlasının meyvesidir. Gayretinin neticesidir ve işte bu şekilde
devam edecektir.
|
(Sarığını kaldırarak tevazu göstererek, yüce Allah'a şükrederek.) Ey Rabbim! Sana
şükürler olsun. Sana hamd olsun. Babamın geride bıraktığı bu meziyetlere karşı babamın
geride bıraktığı bu toplumun içindeki sıdk ve ihlas için, babamın geride bıraktığı
bu insanların vefası için, babamın geride bıraktığı bu sıdk, bu vefa, bu ihlas,
bu eser bu mutluluk, bu iyiliklere karşı ey Rabbim! Sana hamd ve şükranlarımı sunuyorum.
Değerli kardeşlerim, işte babamın yolu ve tarikatı budur. Değerli kardeşlerim, babam
şöyle buyururdu: Tarikat, Peygamber aleyhisselatu vesselamın şeriatına hizmetkardır.
Hatta tarikat şeriatın bizatihidir. Ve diyordu ki: herhangi bir tarikat kıl payı
kadar şeriata muhalif olursa işte o yalandır, iftiradır, kandırmacadır. Onun zararı
menfaatinden daha fazladır.
Değerli kardeşlerim, babam ve Şeyhimin tarikatı sevgi tarikatıdır, ihlas tarikatıdır,
vefa tarikatıdır. Evet değerli kardeşlerim, hep dolu ihlastır. Dolu muhabbettir.
İşte onun tarikatı ihlas ve muhabbet ile hedefi ihlas ve muhabbettir. Onun için
babam Şeyh hazretleri, babamın tarikatı diyordu; hepsi sevgidir, ilimdir, irfandır
gayrettir ve ihlastır. Bu şekilde buyuruyordu ve tarikatı bu şekilde beyan ediyordu.
Değerli kardeşlerim, işte babamın beyan ettiği tarikat hem bireyin ve toplumun maslahatı
içindir ve hak ve gerçek tasavvuf odur ki, insan, ademoğlu ve Allah arasın |