Araplar

0

Uzağı ve yakınıyla, bütün doğu ve batı düşünceleri üzerinde bir gezinti yapmış olduk. Ancak Arap ülkelerine giremedik. Öyle sanı­yoruz ki, Arap ülkeleri, düşünce dünyasının kalbi ve edebiyatın zir­vesidir. Eskiden beri dini gerçekler bu yerlerde gelişip güçlenmiş­tir. Peygamberlerin sesi de hep bu yerlerde yükselmiş, daha sonra ilahi risalet yine bü ülkelerin kalbinde nihayete ermiştir. Peygam­berlerin atası ibrahim (as) Arap beldelerine hicret etmiş, orada oğ­lu İsmail dünyaya gelmiştir. İsmail (as) Allah´ın ona müjdelediği ilk çocuğuydu. İsmail´in doğumu nedeniyle Allah´a hamd ve senada bulunmuştu. İsmail´den sonra İshak adındaki çocuğu dünyaya gel­miştir. İlk çocuğu olan İsmail, zevcesi Hacer´den; ikinci çocuğu İs­hak da zevcesi Sara´dan doğmuştur. Bu iki çocuğun doğumundan sonra şu sözleriyle Allah´a Övgülerini takdim etmişti: “İhtiyarlık çağımda bana İsmail´i ve İshak´ı lütfeden Allah´a hamdolsun” (ib­rahim; 39)

Araplar´ın en üstün ve asil kabilesi olan Kureyşliler İsmail´in neslindendirler. Bunlar, Arapların lideri durumundadırlar. Nite­kim Kabe-i Mükerreme´den bahsederken de bu hususu açıklayaca­ğız. Bütün Arap kabileleri onlara sığınır ve onlara yönelirlerdi. Ku-reyşliler´le kendilerine tabi olanlar, peygamberlerin atası İbrahim (as)´m getirmiş olduğu dine uymuşlardı. Aslında onlar tevhid inan­cına sarılmışlardı. Allah´tan başkasına kulluk etmezlerdi. Putlara, taşlara ve hayvanlara tapmazlardı. Onlarda, bir mahluka tanrı di­ye yönelme düşüncesi ve inancı yoktu. Ancak daha sonra Necran, Tağlib ve diğer mıntıkalardan gelen Hıristiyanlar, onlara tevhid inancı dışındaki sapık düşünceleri aşılamışlardı. Sahip oldukları tevhid inancı, İbrahim Peygamber´le olan irtibatlarını kuvvetlen­diriyordu, ibrahim Peygamber´e mensup olma şereflerini, onun oğ­lu olan İsmail Peygamber vasıtasıyla elde etmişlerdi. Fakat daha sonra durumlarını değiştiren bazı şeylerle karşılaştılar. Bu sebep­le de inançları değişikliğe uğradı. Çünkü kendileri ile İsmail Pey­gamber arasında çok uzun zamanlar geçmişti ve bildiklerini unut­muşlardı. –

Share.

About Author

Leave A Reply