Cinlerin Peygamber Efendimizi Dinlemeleri

0

Peygamber (sav) efendimiz, insanların hak davete uymaları­nı, Allah ve Resulüne iman etmelerini, puta tapmayı terketmelerini gönülden arzulamaktaydı. Nitekim Cenab-ı Allah şerefli peygamberine hitap ederek şöyle buyurmuştur: “Mümin olmu­yorlar diye nerdeyse kendini helak edeceksin!” (Şuara: 3)

Peygamber efendimiz, kavminin hakka tabi olmadıklarından, diğer kavimlerin de kendi, kavmi gibi haktan yana olma­dıklarından şikayetçi olmuştu. Cenab-ı Allah da kendisine tabi olanların az sayıda kimseler olmasının yanı sıra cinlerden de kendisine tabi olanların bulunduğunu beyan buyurmuştu. Cin­lerin kendisini dinlediklerini, davetine icabet ettiklerini, kafir olmadıklarını haber vererek açıklamada bulunmuştu. Kavilerin rivayetlerine göre Peygamber efendimiz Taif dönüşünde cinler kendisinden Kur´an-ı Kerim´i dinlemişlerdir. Bu konuda yüce Allah şöyle buyurur:

“Bir zamanlar, cinlerden bir gurubu, Kur´an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde (birbirlerine) : “Susun, (dinleyin)” dediler. (Okuma) bitirilince de uyarıcılar olarak ka­vimlerine döndüler: “Ey kavmimiz dediler, biz Musa´dan sonra indirilen, kendinden Öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola götüren bir kitap dinledik. Ey kavmimiz, Allah´ın davetçisine uyun. Ona inanın ki (Allah) günahlarınızdan bir kısmını ba­ğışlasın ve sizi, acı azaptan korusun.”

Kim Allah´ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde (Allah´ı) aciz bırakacak değildir. Kendisinin ondan başka velileri de yoktur. Onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.” (Ahkaf: 29-32)

Cin suresinde de Cenab-ı Allah konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

“De ki: Bana vahyolundu ki, cinlerden bir topluluk Kur´an dinlediler de şöyle dediler: “Biz harikulade güzel bir Kur´an dinledik. (O), doğru yola iletiyor, ona inandık. Artık Rabbimi-ze hiç kimseyi ortak koşmayacağız. Doğrusu Rabbimizin şanı yücedir. O, ne eş, ne de çocuk edinmemiştir. Meğer bizim beyin­siz (îblis veya cinlerin kafirleri), Allah hakkında saçma şeyler söylüyorlarmış. Biz, insanların ve cinlerin, Allah´a karşı yalan söylemeyeceklerini sanmıştık (onun için o beyinsizin sözüne uy­muştuk). Doğrusu insanlardan bazı erkekler, cinlerden bazı er­keklere sığınırlardı da onların kibir ve azgınlıklarını arttırır­lardı. ” (Cin: 1-6)

Ku´an-ı Kerim´in açık ifadelerinden ve Peygamber efendi­mizden aktarılan haberlerden de açıkça anlaşıldığına göre cinler, insanların mukabilinde bulunan bir cinstirler. İnsanlar sı­nıfına dahil değildirler. Onların insanlardan bir gurup olduğu­nu ve yeryüzünde kayıplara karıştıklarını yahut yeryüzünden uzaklaştırıldıklarını iddia edenlerin sözleri Kur´an-ı Kerimle bağdaşmamaktadır. Cinlerin Ensar (yardımcılar) olduklarını söyleyenler hata etmiş ve hakikatlerden uzaklaşmışlardır. Çünkü bu, açıkça batıl olduğu bilinen bir sözdür. Ancak bu gö­rüşte olanlar, fikri bağımsızlıkları olmayan batılılara tabi olan kimselerdirler. Bunlar hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirin­den ayırd edecek güce sahip değildirler!

Kur´an-ı Kerim´in ifadeleri, cinlerin insanlar mukabilinde bir cins olduklarını açıkça belirtmektedir. Buna dair birçok ayet-i kerimeler mevcuttur. Örneğin şu ayet-i kerimelerde Ce-nab-ı Allah şöyle buyuruyor:

“Hepsini biraraya topladığı gün: aEy cin (şeytan)lar toplulu­ğu (der), siz insanlarla çok uğraştınız” Onların, insanlardan olan dostları derler ki: “Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık.”

(Allah da) buyurur ki: “Durağınız ateştir. Allah´ın dile(yip affet)mesi hariç, orada ebedi kalacaksınız.” Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

İşte kazandıkları (günahlarından ötürü zalimlerin bir kıs­mını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.

“Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size ayetlerimi anlatan ve bu günümüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gel­medi mi ”

“Kendi aleyhimize şahidiz.” dediler. Dünya hayatı kendileri­ni aldattı. Ve kendilerinin kafir olduklarına şahitlik ettiler.”

(Enam: 128-130)

Bu ayet-i kerimeler cinlerin ayrı bir cins,insanların da ayrı bir cins olduklarını göstermektedirler. Bir diğer ayet-i kerime­de Cenab-ı Allah şöyle buyuruyor:

aDe ki: “Andolsun, eğer insan(lar) ve cin(ler) şu Kur´an,´ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar, yine onun benzerini getiremezler. Birbirlerine arka ol(up yardım et)seler de (bunu yapamazlar) .” (Ura: 88)

Bu gerçeği daha iyi anlamak için dilerseniz şu ayet-i kerime­yi de okuyun:

“Ey cinler ve insanlar topluluğu, göklerin ve yerin bucakla­rından geçip gitmeye gücünüz yeterse, geçin gidin. Ancak kud­retle geçebilirsiniz.” (Rahman:33)

Bu Kur´ani naslardan açıkça anlaşıldığına göre cinlerle in­sanlar ayrı birer cinstirler. İnsanlar cinlerden, cinler de insan­lardan değildirler. Karşıtında bir delil bulunmadığı takdirde sözün zahirine göre hükmetmemiz gerekir. Ancak bu ifadelerin zahirine zıt şer´i bir hakikat ve zaruret-i diniyeden sayılan bir hüküm bulunursa, o zaman lafızların zahiri ile amel etmekten kaçınırız. Ya da lafızların zahirine göre amel etmemizi engelle­yen akli bir kaide olursa, o zaman yine zahire göre hükmetme­yiz.

Cin lafzını zahir anlamı dışına çıkarmak isteyen kimseler, madde ötesi şeyler üzerinde düşünemeyen kimselerdirler. Bun­lar maddeden başka birşeye inanmazlar. Gaybe iman etmezler. Halbuki gaybe iman etmek, îslam akidesinin temel ilkesidir. Bu sebeple mü´minler vasfedilirken ilk başta onların gaybe iman ettikleri bildirilir. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah, müminleri vasfederken şöyle buyurmuştur: “Onlar ki gaybe inanırlar.” iman ehli ile zındıklar arasında kesin sınır çizgisi, gaybe imandır.

Bütün bunlardan sonra şu soruyla karşılaşıyoruz: Cinlerin hakikati nedir Buna cevaben deriz ki biz, mü´minlerin kesin olarak ifade ettikleri şu görüşten yanayız: Cinler ateşten yara­tılmış mahluklardır. Mü´minler bunu söylerken vehimlere değil de Kur´an-ı Kerim´in naslarma dayanmışlardır. Zira yüce Al­lah, lanetli îblis´ten söz ederken şöyle buyurmuştur:

“O cinlerdendi. Rabbinin emrinden (dışarı) çıktı. “(Kehf: 50)

Evet iblis, büyüklük taslayıp Adem´e secde etmeyince Rabbi­nin emri dışına çıkmış oldu. Noksanlıklardan münezzeh olan yüce Allah onun itirazını şöyle aktarıyor: “Ben ondan iyiyim. Beni ateşten yarattın onu çamurdan yarattın.” (Sad: 76)

Bu iki yüce hassın bir araya getirilmesi ile sabit oluyor ki, iblis cinlerden idi. Cinler de ateşten yaratılmış mahluklardır. Kur´an-ı Kerim´in açık ifadeleri bunu gösteriyor.

Cinlerin bir kısmının Kur´an-ı Kerim´i dinleyip iman etmele­ri Peygamber (sav) efendimize bir teselli olmuştu. Böylece açıklanmış oluyordu ki insanlar hakka icabet etmekte gecikse-ler dahi cinler çabucak icabet edeceklerdi.

“Sen, yoldan çıkmışlar için üzülme.” (Maide: 26) –

Share.

About Author

Leave A Reply