Peygamberin Evinden Fışkıran Nur

0

Muhammed (sav)´in evinden nur fışkırdı. Evin dışına büyük bir aydınlık saçıldı. Bu nur, Peygamber efendimizden uzaklaş­madı. Onun dostlarının kalplerini aydınlattı. Kendisiyle kalbi bağlantısı olan kimseleri hakka yaklaştırdı. Gerçi bunlar Pey­gamber efendimizin akrabaları değildi. Fakat onun kavminden ve kabilesinden idiler. Sonra Peygamber efendimizin Ebu Le-heb gibi yakın akrabaları, kendisini himaye edip besleyen sev­gili amcası Ebu Talib, Abbas ve diğerleri de, Allah´ın büyük mucizesine, İslam´a karşı cephe aldılar. Bu da İslam´ın nezahe-tini ispatlayan büyük bir alamettir. İslamiyet´i yeryüzüne ha­kim kılan, asebiyet değildir. Asebiyete tabi olan kimseler, bu dine destek olmamışlardır. İslamiyet, cahiliyet taassubunu ve ırkçılığı yok etmek için gelen ilahi bir dindir. İslam davetinin genelinde ırkçılığa yer yoktur. Kabilecilik bağlarına da İslam davetinde yer verilmemiştir. Nitekim bu hususlar Peygamber efendimizin siretinde de açıkça anlatılmaktadır. Saltanata ta­mahı olan herhangi bir ailenin, saltanatına dayanarak peygamberliğe meylettiği de söylenemez. Özellikle Haşimoğulları İs­lam´dan önce Mekke toplumu içinde liderliği ellerinde bulun­durmaktaydılar. Kabe-i Muazzama´mn bakıcılığı onların elin­deydi. Bu liderliği, atadan dededen devralarak o güne kadar ge­tirmişlerdi. En sonuncuları Peygamber efendimizin muasırı olan Ebu Talib olmuştu. İslam´a ilk girenler Haşimoğulları ol­madıkları halde, İslam´a ilk destek verenler şüphesiz onlar ol­muşlardı. Bunlar müslüman olduklarından dolayı değil, asebi-yet bağlarının gereği olarak Peygamber efendimize yardımcı ol­muşlardı. Çünkü o zamanlar Araplar arasında asebiyet bağla­rına değer verilirdi. Her şahıs, kendi akrabalarının himayesi altında yaşardı. Akrabaları onu korur ve düşmana teslim et­mezlerdi. Düşmana teslim etmek, onlar için aşağılanma nede­niydi, akrabalarının yardımda gevşeklik göstermeleri de zillet ve horlanma nedeniydi. Özellikle Muhammed (sav) mütecaviz değil, aksine tecavüze uğrayan bir insandı. Muhtelif kimseler tarafından zulüm ve işkenceye maruz bırakılmaktaydı.

Peygamber efendimize sıkıntılı zamanlarında akrabalarının asebiyet nedeniyle yardım etmiş olduklarını ispatlamak için şu hususu söylemek yeterli olacaktır: Peygamber efendimiz güç­lendikten sonra akrabaları artık kendisine yardım etmez ol­muşlardı. Hatta Ebu Talib´den sonra Haşim oğullarının büyüğü sayılan amcası Abbas, Bedir savaşında Peygamber efendimizin askerlerine karşı savaşmıştı. Nihayet müşriklerden alınan esir­ler arasında kendisi de esir olarak müslümanlarm eline düş­müştü. Peygamber efendimiz onu fidyesini almadan serbest bı­rakmamıştı.

Share.

About Author

Leave A Reply