Salih Bir İnsan

0

Necranlılar´la ilgili olayları nakleden tarihçiler, orada bulunan Abdullah Ettamir´in yanı sıra Şam Hıristiyanları´ndan olan salih bir insanın varlığından da sözederler. Bu insan ya Romalıların Hıristiyanlar´a uyguladıkları işkence ve zulümden dolayı, ya da Romalıların uyguladıkları zulmün sona ermesinden sonra Hıristiyanlar´a putperestliği empoze ettiklerini ve tevhid inancından saptıklarını gördüğü için kaçmıştı. Bu salih insanın adı Fimyon´du. Zahid, salih, gayretli, çalışkan ve elinin emeğiyle kazandığından başka birşey yemeyen bir kimseydi. Uzlette yaşamak is­terdi. İnsanlar tarafından tanınmamaya itina gösterirdi. Bir köy­de tanınacak olursa, oradan çıkıp başka bir köye giderdi. Fakat er­demli oluşu, onu her zaman ele veriyordu.

Gizlenmesinin sırrı, onun zulme uğramış olmasında yatmak­tadır. Başkaları tarafından tanınmamak istiyordu. Çeşitli yerlere giderek kendi halis inancını özüne sindirmek ve zulme uğrama­mak istiyordu. Muhtelif yerlere gidiş ve gelişinde peşine takılan Salih adlı bir genç vardı. Tıpkı bir müridin şeyhine bağlılığı gibi ona bağlanmıştı. O nereye konaklarsa, kendisi de oraya gidiyor, o nereye göçerse, onunla birlikte göçüyordu.

Bir ara beraber yolda giderlerken yanlarından geçen bir ker­van tarafından yakalanıp tutsak edildiler. Kervan sahipleri onla­rı para karşılığında başkalarına köle olarak sattılar. Fimyon´u sa­tın alan kimse, bu kölesindeki iyi nitelikleri görmüştü. Çünkü Fimyon, geceleyin kalkıp namaz kılıyordu, ibadet hürriyetine sa­hip olduğu için bedenen köle diye satılmış olmasına hiç aldırmı­yordu.

Necranlılar bir hurma ağacına tapıyorladı. Nitekim daha önce­leri Medyenliler de ormanlıktaki ağaçlara tapınışlardı. Bu zahid ve temiz insan sadece Allah´a dua edip, ibadette bulunuyordu. Kendi bedenini satın alan efendisine dindarlığı sebebiyle hükme­debiliyordu. Hurma ağacına tapan Necranlılar´a dedi ki: “Siz batıl bir yoldasınız. Taptığınız şu hurma ağacı size ne fayda, ne de zarar verebilir. Eğer bu yaptıklarınızdan ötürü, sadece kendisine taptı­ğım ve ortağı olmayan Allah´a dua edersem, Rabbim bu hurma ağacım yok eder!”

Böyle deyince efendisi, ona “Eğer bu dediğini yaparsan, biz se­nin dinine gireriz. Eski dinimizden vazgeçeriz” dedi. Fimyon kal­kıp abdest aldı ve namaza durdu. Sonra hurma ağacını yok etmesi için Allah´a dua etti. Allah da bir rüzgar göndeıerek Hurma ağacı­nı kökünden söktü. Bu olay üzerine Necranlıların çoğu Fimyon´un dinine tabi oldular. Onun bu durumu ve duasıyla ilgili haberler et­rafta yayıldı. Ağacın, Fimyon´un duasından sonra rüzgar tarafın­dan sökülüp atıldığını herkes duydu. Böylece Necranlılar Fim­yon´un dinine girdiler. O da kendilerini İsa peygamberin getirdiği hak şeriate yöneltti.

Şüphesiz bu olayın içine birçok uydurma ve özellikle vehimler karışmıştır. Biz ise olayı, sadece doğrulanabilecek kısımlarıyla naklettik. Bu anlattıklarımızda yalana delalet eden, ya da asıl iti­bariyle makul olmadığına dair vehim uyandıran hususlar yoktur. Bu ifadelerde, varlığını aklın reddetmediği bazı abartmalar varsa da, Hıristiyanlığın Necran´a girdiğinde şüphe yoktur. Necran´a ilk giren din, tahrifata uğramış Hıristiyanlık değil Hz. İsa´nın ge­tirdiği Hıristiyanlığın kendisidir. Fakat daha sonra Neeranlılar tarafından asli Hırisitiyanlığa bazı tahrifatlar girmiştir. Herşeye rağmen Necranlılarda, az da olsa ruhi istikamet mevcut kalmıştı. Bu ruhi istikametleri, Peygamber Efendimizle karşılaştıkları es­nada görülmüştür. Necranlılardan ayrı olarak Tağliboğulları gi­bi bazı Araplar daha Hıristiyanlığa girmişlerdi. Bunlar daha son­ra müslümanlarla birlik olmuş ve İslamiyetlerini dört halife dö­nemine kadar devam ettirmişlerdir. Asli Hıristiyanlık dininin propagandacıları vasıtasıyla Necran ahalisi arasında Hırisiti-yanlık dini yayılmakla birlikte, Necran Meliki putperestliğinde ısrar etmişti. Halkının arasında insanları asli Hıristiyanlığın tev-hid inancına davet eden ihlaslı propagandacıları gördüğünde o propagandacılara şiddetli eziyetler tatbik etmiş ve onları işkence­den işkenceye uğratmıştı.

Share.

About Author

Leave A Reply