İtikaf

0

Lugatta itikaf, birşeyin üzerinde durmak ve onun yakasını bırakma­maktır. İtikaf in şer´î mânâsı ise özel bir niyetle mescidde durmaktır. İtikaf, senenin bütün günlerinde olur. Fakat Ramazan ayında itikafa girmek daha efdaldir.

İtikafın meşru olduğunun delili, şu ayettir:

Mescidde itikaf ta iken hanımlarınıza yaklaşmayın. (Bakara/187)

Ayrıca Hz. Aişe´den şöyle rivayet edilmektedir: ´Hz. Peygamber, Ramazan´ın son on gününde itikafa girerdi. Hz. Peygamber´in bu âdeti, aziz ve celil olan Allah, kendisini vefat ettirdiği zamana kadar devam etti. Hz. Peygamber´in vefatından sonra da onun zevceleri itikafa girmişler­dir´.[1]

İtikaf (İslâm´dan önceki) dinlerin şeriatlarında da bulunmaktadır.

İbrahim ve İsmail´e ´tavaf edenler, itikaf edenler, secde ve rükû edenler için evimi temizleyin´ diye emretmiştik.

(Bakara/125)

İtikafın Teşrî Kılınmasının Hikmeti

Müslümanın, kötülüğü emreden nefsini, mubah şeylerin bazısından alıkoyacak bir ibadetle meşgul etmesi gerekir. Böylece nefis, ibadete alışır. İtikaf sayesinde ibadet için vakit bulur ve çirkin şeylerden uzaklaşır. Çünkü nefis, kötülüğü emreder.

Rabbimin koruması müstesna, muhakkak nefis aşırı şekilde kötülüğü emredicidir. (Yusuf/53)

Dünyaya dalmak, nefsi daha da azdırır. Tenha yerlerde itikafa girip nefsi haramlardan kaçınmaya alıştırmakta, nefsi bu kötülüklerden me­netmekte itikaftan daha uygun birşey yoktur. İtikaf bu yüzden teşrî kılınmıştır.

İtikafın Hükmü

İtikaf sünnettir. Senenin bütün günlerinde yapılabilir, ancak Ramazan ayında, özellikle de Ramazan´ın son on gününde daha evlâdır.

Fakat kişi itikafa girmeyi adarsa, o zaman itikaf vacib olur. İtikafın üç çeşidi vardır:

A. İtikaf, her zaman müstehabdır.

B. İtikaf, Ramazan´ın son on gününde sünnet-i müekkede´dir.

İtikafın Ramazan´ın son on gününde sünnet-i müekkede olmasının hikmeti, Kadir. Gecesi´nin ihya edilmesidir. Çünkü Kadir Gecesi, senenin bütün gecelerinden daha üstündür.

Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. (Kadr/3)

Yani Kadir Gecesi´nde yapılan amel, Kadir Gecesi´nden başka bin ayda yapılan amelden daha hayırlıdır. Âlimlerin çoğu, Kadir Gecesi´nin Ramazan´ın son on gününde olduğunda ittifak etmişlerdir.

C. Adakta bulunulmuşsa (nezred il misse) vacibdir.

îtikafın Sıhhatinin Şartı

İtikafın sahih olması için şu şartların bulunması gerekir;

I. Niyet.

Niyet, itikafa girilirken edilmelidir; yani belli bir zaman için mescidde ibadet etmeye niyet etmelidir. Niyet, sünnete uymak amacıyla yapılmalıdır. Dünyevî bir gaye için veya gaye olmaksızın mescidde dur­mak şer´an itikaf sayılmaz.

II. Mescidde durmak.

Mescidde durmanın itikaf sayılması için, halkın örfünde olan müd­deti tamamlamak gerekir. Bu şarta, mescidde durmanın caiz olması şartlan da dahildir. Bu şartlar da cünüplükten, hayız ve nifastan, elbise ve bedende bulunan pisliklerden temizlenmektir.

Özürsüz olarak mescidden çıkmak, itikaf 1 bozar. İtikaf sünnetini ye­rine getirmek için oruçlu olmak şart değildir; ancak sünnettir. Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

İtikafa giren kimsenin oruç tutması şart değildir. Ancak isterse tutabilir.[2]

Nezredilen (Adanan) İtikaf

Bu, zikredilen itikafın üçüncü çeşididir. Eğer belirli bir zaman için itikaf a girmek nezredilirse, o müddet zarfında abdest, tuvalet ve benzeri ihtiyaçlar dışında mescidden çıkmak caiz olmaz. İhtiyaç için mescidden çıkmak haram olmadığı gibi itikafa da zarar vermez. Fakat ihtiyaç ol­maksızın mescidden çıkmak haram olduğu gibi, itikaf ı da ifsad eder. Bu durumda tekrar yeni baştan itikaf ı eda etmesi gerekir.

Kişi oruçluyken itikafa girmeyi nezretmişse, oruçlu olarak itikafa girmesi gerekir. Çünkü bunu kendisine vacib kılmıştır.

Kişi, itikafı belirli bir camide yapmayı nezrederse, nezrettiği camide yapması şart değildir. Başka camilerde itikafa girebilir. İsterse itikaf yap­mayı nezrettiği cami, diğer camilerden daha mübarek olsun. Ancak bun­dan Mescid-i Nebevi ve. Mescid-i Aksa müstesnadır. Bu mescidlerden bi­rinde itikafa girmeyi nezreden kişi, başka mescidlerde itikafa giremez. Çünkü onlar, üstün bir fazilete sahiptirler. Buralarda yapılan ibadetin ecri de çok büyüktür. – Fakat Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ile Mescid-i Aksa yerine kaim olur. Fakat aksi olmaz. Ayrıca bunlar birbirlerinin yerine de kaim olmazlar. Meselâ ´Ben Mescid-i Nebevîde itikafa girmeyi nezrediyorum´ diyen kişi, Mescİd-i Aksâ´dz itikafa giremez.

İtikafm Âdabı

İtikafın edeblerini şöyle sıralayabiliriz:

1. İtikafa giren kimsenin; ibadetle, Kur´an okumakla, ilimle meşgul olması müstehabdır. Çünkü bunlar, itikafın amacına en uygun olan şeylerdir.

2. Oruç tutmak.

İtikaf, oruçla birlikte olursa daha evlâ ve şehveti kırmada daha tesirli,, zihni toplamaya, kalbi saflaştırmaya daha elverişli olur.

3. Cuma kılınan mescidde itikafa girmek.

4. İtikaf esnasında hayırdan başka birşey konuşmamak.

İtikafa giren kişi küfretmemeli, gıybet ve kovuculuk yapmamalı, lü­zumsuz konuşmamalıdır.

İtikafın Mekruhları

1. Hacamat (kan aldırmak) ve kan akıtmak.

Eğer mescidin pislenmeyeceğinden emin olunursa, kan aldırmak ve kan akıtmak mekruhtur. Fakat mescidin pislenmesi sözkonusu olursa ha­ram olur.

2. Herhangibir sanatla veya işle fazla meşgul olmak.

Meselâ yün örmek ve elbise dikmekle fazla meşgul olmak mekruhtur. Alışveriş yapmak ise, az bile olsa mekruhtur.

İtikafı İfsad Eden Şeyler

1. Kişinin, hanımıyla kasden cinsel ilişkide bulunması. Cinsel ilişki esnasında meni akmamış olsa bile itikaf bozulur.

Mescidlerde itikaf ta iken hanımlarınıza yaklaşmayın. (Bakara/187)

Fakat cima yapmadan kişinin hanımına dokunması, öpmesi gibi şeyler itikafa zarar vermezler. Ancak meni gelirse, itikaf ifsad olur.

2. İhtiyaç olmaksızın mescidden çıkmak.

3- îrtidat etmek, sarhoş olmak ve delirmek.

4. Hayız ve nifas kanının gelmesi.

Bu durumda mescidde durmak haram, itikaf tan çıkmak müstehabdır. Daha sonra yeni bir niyetle tekrar itikafa başlanır.

——————————————————————————–

[1] Buharî/1922, Müslim/1172

[2] Hâkim 1/439, (İbn Abbas´tan)

Share.

About Author

Leave A Reply